Zeynep Günay Bıyıklıoğlu

Hikaye

Hakkında

Karmaşık problemleri, insanların keyifle kullanabileceği sade ürünlere dönüştürmeyi seviyorum.

Zeynep Günay Bıyıklıoğlu

Bugün Product Designer olarak çalışıyorum. Tasarım sürecinde en çok keyif aldığım şey, bir problemi anlamak, onu farklı açılardan değerlendirmek ve sonunda insanların düşünmeden kullanabileceği kadar doğal bir deneyime dönüştürmek.

Benim için iyi tasarım yalnızca estetik değil; net, anlaşılır ve amacına hizmet eden tasarımdır.

01

Yolculuğum

Tasarım benim ilk mesleğim değildi.

Ürün tasarımına geçmeden önce iletişim alanında çalıştım ve uzun yıllar editörlük yaptım. Bağımsız sinema, fotoğraf ve kültür-sanat dünyasının içinde yer aldım.

O yıllarda aslında bugün hâlâ kullandığım birçok beceriyi geliştirdim.

İyi gözlem yapmayı…

Doğru soruları sormayı…

Karmaşık konuları sade bir şekilde anlatmayı…

Ve insanların gerçekten ne söylemek istediğini anlamayı...

Bugün geriye dönüp baktığımda bunların tasarımın temel taşları olduğunu görüyorum.

02

Tasarımla tanışmam

UX/UI tasarımına geçiş benim için ani bir karar olmadı.

Aslında yaptığım iş değişti ama merak ettiğim şey hiç değişmedi.

Eskiden hikayeler anlatıyordum.

Bugün ise insanların hayatını kolaylaştıran dijital ürünler tasarlıyorum.

Bir projeye başladığımda önce ekrana değil, probleme bakıyorum.

Kullanıcı ne yapmak istiyor?

Nerede zorlanıyor?

Bunu daha anlaşılır hale getirebilir miyim?

Tasarım sürecim hep bu sorularla başlıyor.

03

Ekranlardan ürünlere

Kariyerimin ilk yıllarında odağım daha çok arayüz tasarımıydı.

Zamanla iyi bir ürünün yalnızca güzel ekranlardan oluşmadığını fark ettim.

Kullanıcı ihtiyaçları…

İş hedefleri…

Teknik kısıtlar…

Ve ekiplerin birlikte çalışma biçimi de tasarımın ayrılmaz bir parçası.

Bitci'de fintech ürünleri, Negoti'de SaaS çözümleri, Renault MAIS'te ise milyonlarca kullanıcıya dokunan otomotiv ürünleri üzerinde çalışırken bakış açım değişti.

Bugün yalnızca ekran tasarlamıyorum.

Bir ürünün baştan sona nasıl çalıştığını düşünmeyi seviyorum.

04

Tasarım anlayışım

Benim için tasarımın amacı karmaşıklığı artırmak değil, azaltmak.

Bir kullanıcı aradığı şeyi düşünmeden bulabiliyorsa...

Bir formu yardım almadan tamamlayabiliyorsa...

Bir ürün ilk kullanımda anlaşılabiliyorsa...

İyi tasarımın görevini yaptığını düşünüyorum.

Bu yüzden araştırmaya, bilgi mimarisine, kullanıcı akışlarına ve erişilebilirliğe en az görsel tasarım kadar önem veriyorum.

Erişilebilirliği ise sonradan kontrol edilen bir liste olarak değil, tasarımın en başından itibaren düşünülmesi gereken doğal bir sorumluluk olarak görüyorum.

Nasıl çalışıyorum

1

Önce anlamaya çalışırım.

Problemi çözmeden önce problemi tanımaya çalışırım. Kullanıcıları, iş hedeflerini ve teknik sınırları anlamadan tasarım dosyası açmam.

2

Sonra sadeleştiririm.

İyi ürünlerin ortak noktası bana göre sadelik. Bu yüzden gereksiz adımları, tekrarları ve kafa karışıklığını azaltmaya çalışırım. Her ekranın gerçekten bir nedeni olmalı.

3

Birlikte üretirim.

En iyi fikirlerin ekip çalışmasıyla ortaya çıktığına inanıyorum. Ürün yöneticileri, geliştiriciler ve diğer ekiplerle tasarım sürecinin başından sonuna kadar birlikte çalışmayı seviyorum.

4

Öğrenmeye devam ederim.

Bir ürün yayına çıktığında benim için süreç bitmiyor. Kullanıcı geri bildirimlerini dinlemek, yeni şeyler öğrenmek ve ürünü geliştirmeye devam etmek işimin en keyifli taraflarından biri.

Ekranın dışında

İş dışında da üretmeyi seviyorum.

Fotoğraf çekiyorum, resim yapıyorum ve zaman zaman farklı tasarım fikirleri üzerinde çalışıyorum.

Doğada yürümek, kitap okumak ve yeni yerler keşfetmek bana ilham veriyor.

Sanırım hayatım boyunca değişmeyen tek şey merak duygum.

Yeni bir şey öğrenmek, yeni bir problem çözmek ya da farklı bir bakış açısı keşfetmek beni hâlâ en çok heyecanlandıran şey.

Bunun çalışmalara nasıl yansıdığını gör